Ana Sayfa  •  Yazarlar  •  Plak Klübü  •  Ziyaretçi Defteri  • Kitaplık  • Linkler  • İletişim

 

 

 

Türk Ordusu Geçti Başa
Ercan İmre

Bilmem hatırlıyor musunuz, 12 Eylül 1980 öncesine kadar kutladığımız bir bayramımız vardı bizim "Anayasa ve Hürriyet bayramı". Ayrıca o gün resmi tatil olarak kabul edilmişti, her 27 Mayıs, kutlamalar ve törenler yapılırdı. 12 Eylül sonrasında toplumda bölünmeler yarattığı iddiasıyla Milli güvenlik konseyi tarafından kaldırıldı.

İhtilalden on yıl önce 14 mayıs 1950'de Cumhuriyetin kuruluşundan itibaren ülkeyi yönetmiş olan CHP, iktidarı Demokrat partiye devrediyordu. Dört sene sonra 2 Mayıs 1954 genel seçimlerinde, DP, 541 sandalyeden 503'ünü kazandı. CHP, Meclis'e sadece 30 milletvekili ile girebildi. 1957 erken genel seçimlerinde, DP'nin kazandığı milletvekili sayısı 424'e inerken, CHP, sandalyelerin sayısını, 178'e çıkarmıştı.

27 Mayıs'ın Getirdikleri

"Yeter! Söz Milletindir" sloganlarıyla iktidara gelen Demokrat Parti, arka arkaya üç seçim kazanmasına rağmen, iktidarı gittikçe yoğunlaşan ölçüde baskıcı bir yönetim ve koyu bir diktotaryaya doğru götürüyordu. DP iktidarının son iki senesi inanılmaz olaylarla geçti, özellikle ülkede kurulan "Vatan Cepheleri" ülkeyi adeta bölmüştü. Günlerce bu cepheye katılanlar radyolardan abartılarak ilan edildi. Radyolar tümüyle iktidarın yayın organı havasındaydı. Muhalefete karşı baskılar inanılmaz boyutlara çıkmıştı. Sesini biraz yükselten basına karşı resmi ilan dağıtımı ve kağıt tahsisi gibi yöntemlerle baskı altına alınıyordu. CHP genel sekreterinin altı ay hapis cezasına çarptırılması, CMP genel başkanın 1957 seçimleri öncesi cezaevine gönderilmesi, İsmet İnönü'nün yurt gezileri esnasında uğradığı saldırılar. Ve sonunda kurulan Tahkikat komisyonu vasıtasıyla artık kimseye hiçbir şeyi yaptırmama ve söyletmeme noktasına gelindi. Bütün ülke içten içe kaynıyordu artık muhalefetin başlıca merkezi üniversitelerdi. Orduda özellikle genç subaylar arasında büyük bir huzursuzluk hakimdi. Daha sonraki yıllarda hükümetin bir erken seçim kararı alıp ülkeyi rahatlatacak bir seçime götürme kararı aldığı ama bunu nedense bir türlü uygulamadığı çok yazıldı ve tartışıldı.

Bugün geriye dönük baktığımızda 27 Mayıs'ın belkide üzerinde en çok durup incelenmeye değer bulunan taraflarından bir yönü, topluma kazandırdığı yeni açılımlar, hak ve özgürlükler olmuştur.

27 Mayıs Anayasasının toplumumuza getirdiği başlıca yenilikler şunlardı: Cumhuriyet Senatonun kurularak iki meclisli sisteme geçilmesi, Anayasa Mahkemesi, muhalefet özgürlüğü, basın özgürlüğü, özerk devlet radyo ve televizyonu, işçi haklarının, sendikacılığın geliştirilmesi ve bu konularda tanınan hak ve özgürlükler, özerk üniversitenin sağlanması, nisbi temsile dayalı seçim sistemi, Devlet Planlama Teşkilatı ve benzeri yeni kurum ve kuruluşlar.

Ordu Millet El Ele

Konuyla ilgili bu haftaki plağımız çok nadir bulunan bir plak. 27 Mayıs'ın ertesinde toplumun içinde bulunduğu coşkulu ruh hali ve biraz "ordu millet elle" sloganı dahilinde işlenmiş bir şarkı. Plağımızın öbür yüzünde ise yine o günlerde halkın ağzından düşmeyen bir şarkı var: "Kardeş Kardeşi Vurur mu". İki şarkınında bestecisi
Abdullah Nail Bayşu, okuyan Nuri Sesigüzel.

(Pathe Plakları:PTG:78)

TÜRK ORDUSU GEÇTİ BAŞA

Türk ordusu geçti başa
Yaşa şanlı ordu yaşa
Hürriyeti verdin bize
Türk ordusu binler yaşa
Yaşa yaşa yaşa Türk ordusu binler yaşa
Yaşa yaşa yaşa Türk milleti sen çok yaşa
Türk ordusu hazır oldu
Gece saat üçü vurdu
Yirmi yedi mayıs günü
İçimiz sevinçle doldu
Türk milleti Türk milleti
Kim istemez hürriyeti
Hürdür daim hür kalacak
Bu şandır Türk milleti
Yaşa yaşa yaşa Türk ordusu binler yaşa
Yaşa yaşa yaşa Türk milleti sen çok yaşa

 

 

 

 


RecordTurk © 2006