Ana Sayfa  •  Yazarlar  •  Plak Klübü  •  Ziyaretçi Defteri  • Kitaplık  • Linkler  • İletişim

 

 

 

RADYOMUZDA MAÇ GÜNLERİ
Ercan İmre

Türkiye'de doksanlı yıllardan sonra yayına başlayan özel televizyon kanalları, futbol maçlarının naklen yayınları konusunda büyük bir karmaşaya yol açmıştı. Her televizyon kanalı farklı farklı kulüplerle anlaşınca büyük bir yayın karmaşası meydana gelmişti.

Daha sonraki yıllarda yayınlar ihale yoluyla tek bir kanalda toplanınca karmaşa da ortadan kalktı. Şimdilerde aynı karmaşa radyo yayınlarında yaşanıyor. Ekonomik koşullar yüzünden şifreli kanaldan maçları izleyemeyen futbol tutkunları için radyo maç yayınları hala çok önemli. Yolda, işte, görev başında veya o an için televizyondan seyretme şansı olmayan milyonlar için radyo tek seçenek. Bugün radyodan maç yayını yapan onlarca radyo kanalı var. Fakat bu radyo kanalları TRT dışında maçları canlı ve yerinden değil, stüdyoda televizyondan seyrederek dinleyicilerine ulaştırıyor. Kimi zaman stadın atmosferini daha kuvvetli vermek için yayınlar bir takım ses efektleriyle desteklenip, kötü maç anlatımlarıyla da birleşince yayın kalitesi iyice düştü.

Geçtiğimiz hafta NTV radyo yayınları yerinden ve canlı yayınlama kararı alınca radyo yayıncılığında da işler iyice kızıştı. Bütün bunların üzerine Futbol Federasyonu başkanvekili Şekip Mosturoğlu, "Önümüzdeki yıl havuz sistemi radyolar için de geçerli olabilir. Tek elden merkezi sistemle satış yapılarak ihale açılacak." açıklamasını yaptı. Belki de önümüzdeki yıl aynı televizyonda olduğu gibi tek elden yapılan bir radyo yayını dinleyebileceğiz.

Cızırtılı Yıllar

Şimdi biraz altmışlı yılların sonuna doğru uzanalım. Herkes radyosunun başına büyük bir merakla toplanmış maç yayının başlamasını bekliyor. Saat öğleden sonra iki veya üç beklenen anons: "Sayın dinleyiciler burası İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana radyoları şimdi Türkiye ligi maçlarının naklen yayınına geçiyoruz".

Önce Ankara merkez o gün oynanacak maçlar hakkında bilgi verip birer birer şehirlere bağlanmaya başlardı. İstanbul'da genellikle Fenerbahçe maçlarını Halit Kıvanç Galatasaray maçlarını Orhan Ayhan anlatırdı. İzmir'de Ali koçatepe Ankara'da Necati Karakaya anlatırdı. Altmışlı yıllarda sadece şimdiki gibi üç büyük kulübün maçları değil bütün takımların maçları eşit olarak radyodan anlatılırdı. İstanbul "Mithat Paşa stadı" İzmir "Alsancak stadı" Mersin "Teyfik Sırrı Gür stadı" Bursa, Eskişehir. Samsun, bütün bu stadlardan spikerlerin doyumsuz anlatımlarıyla maçlar merakla dinlenirdi. Maç anlatımlarında dil zengin anlatım tempolu ve dinleyenlerin radyoyu bırakıp gidemeyeceği bir heyecan içindeydi. Hele maçları Halit Kıvanç anlatıyorsa o tatlı sesiyle bin bir türlü anı, anektod, futbol tarihi üzerine çeşit çeşit bilgileri öğrenirdiniz. O zamanla bu zamanki maç yayınları arasındaki en büyük fark, spiker "sayın dinleyiciler şimdi İstanbul'a bağlanıyoruz" dediğinde merakla acaba gol var mı diye beklenirdi. Şimdilerde gol olduğunda anında o maç'a bağlanarak atılan gol dinleyicilere verilebiliyor. Ayrıca o yıllarda sık sık link hatları arızasından dolayı bağlantı zorlukları yayınların aksaması sorunları yaşanırdı. Özellikle mevsimlerden kışsa spiker "Sayın dinleyiciler şimdi Adanaya bağlanıyoruz" dediğinde önce bir sessizlik, sonra biraz cızırtılar olur ama yayına bir türlü bağlanamazdı.

Altın Goller

Bu haftaki plağımızda 69-70 sezonunda oynanan maçlardan seçilmiş dokuz maç yer alıyor. Şimdilerde televizyonlarda görmeye alışık olduğumuz sezonun en güzel golleri uygulaması plak için yapılmış.

Tarih 26 Nisan 1970 şimdi mikrofonlarımızı Eskişehir Atatürk stadına çevirelim ve Eskişehirspor-Beşiktaş maçını dinleyelim mikrofonlarınızda Ali Kocatepe:

"Oyunun 79 dk. Eskişehirli sporlular sağ kanattan bir frikik atışı kazandılar Beşiktaş kalesine doğru. Vahap topu aldı ve dikti, epey de gerildi. Atışı Vahap kullanacak geliyor topa doğru ortaladı Fetih fırladı çaktı şutunu ve gooll goll. Eskişehirspor 2 Beşiktaş 0. Ani bir gol. Vahap topu kaleye doğru ortaladı ve Fethi bir anda çıktı,bir anda defansın arasından fırladı şutunu çekti ve topu içeriye doğru yolladı."


 

 

 

 


RecordTurk © 2006