Günaydın Gazetesi ve Orhan
Ağabeyimiz
Ercan İmre
Simavi ismi Türk basın tarihi için çok önemli
bir isim. Baba Simavi 1948 yılında Hürriyet gazetesinin kurucusu.
Ölümünden sonra ise oğulları Erol ve Haldun Simavi gazetenin yönetimini
üslendiler ve daha sonra kardeşler arasında çıkan anlaşmazlık sonucunda
Haldun Simavi kardeşiyle ayrılarak 1968 yılında Günaydın gazetesini
kurdu.
Türk basın tarihi için bu kadar önemli bir aile
olan Simavi ailesinin şimdiye kadar yazılmamış hikayesini, İrem
Barutçu üç yıllık çalışma ve yüze yakın kişiyle yaptığı röportajlar
sonucunda "Bâbı-ali Tanrıları" ismiyle kitaplaştırdı.
Bu kitap sayesinde şimdiye kadar bilinmeyen bir çok konu da ortaya
çıktı. Bunlarda biri de Günaydın gazetesinin kuruluş öyküsü.
Gencebay İlgisi
Haldun Simavi'ye göre bir gazetenin iyi olması
kadar çok satması da çok önemliydi.
Bir gazete en az kağıda, en ucuz malzemeyle en pahalı satan bir
gazete olmalıydı. Haldun Simavi, Günaydın gazetesini popüler, daha
halka dönük, kolay okunup rahat anlaşılabilir bir gazete olarak
tasarlamıştı.
Gazete ilk çıktığında seksen bin ancak sattı. O
günlerde Günaydın'da çalışan Aziz Nesin "Günaydın benim hiçbir zaman
satacağına inanmadığım bir gazete oldu. Ama çok fena yanıldım. Gazetenin
ilk sayısı çıktığı zaman o kadar şaşırdım ki." demişti. Fakat gazete
pay kuponu isimli kuponları vermeye başlayınca adete patlama yaptı
üçyüzelli bini geçti.
Şarkılar ve Tiraj
Haldun Simavi'nin gazeteyi çıkarmadan önce bir
hazırlığı daha vardı Orhan Gencebay plakları. Simavi gazeteyi çıkarmadan
önce o güne kadar çıkmış bütün Orhan Gencebay plaklarını aldırır
ve hepsini dikkatli bir şekilde dinler. Halkın bu kadar sevdiği
ve adeta taptığı Orhan Gencebay acaba neler söylemektedir neler
anlatmaktadır bu şifler çözülürse bekli de halka daha çabuk ulaşabilecektir.
Haldun Simavi'nin plaklara ilgisini Orhan Gencebay
da şu şekilde değerlendirdi:
"1970'li yılların başında toplumun yüzde altmış biri tarım kesimi
ve işçilerden yüzde onsekizi memur, geri kalan kısmı ise kapital
sahiplerinden oluşuyordu. Benim hedef kitlem toplumun yüzde doksanıydı.
Her yıl üçmilyon tiraja ulaşıyordum. On yılda bu ülke nüfusu demek.
Haldun Bey de benim hedef aldığım yelpazeyi kendine hedef seçmiş.
Ama Haldun Bey benim sadece popüler kısmımı değerlendirmiş."
Bir gazete sahibinin, gazete çıkarmadan önce toplum
tarafından sevilen bir müzik adamının eserlerini incelemesi belki
başlı başına bir araştırma konusu. Peki merak ediyor musunuz 1968
yılında Haldun Simavi'nin geceler boyunca dinleyip anlamaya çalıştığı
şarkılar hangileriydi? İşte onlardan bazıları ve sözleri:
Bir
Teselli Ver, Hor Görme Garibi, Sevenler Mesut Olmaz, Beni de Allah
Yarattı, Ben Eski Halimle Daha Mesuttum, Başa Gelen Çekilirmiş,
Gönül Fırtınası, Vicdan Azabı, Severek Ayrılalım, Bağrıma Taş Bastım,
Her Cefa Beni Buldu, Ümitsiz Aşk Meğer Sevmek Pek Yalanmış / Metelik
Oyun Havası, Yare Pazen Seçemedim / Yeni Yolun Düzleri, Fidayda
- Mor Koyun / Topaloğlu - Şekeroğlan, Gönül Bağlarında / Ağlıyorum
Yana Yana, Dönüyorum Sana (Selma) / Derdim Dünyadan Büyük, Bana
Öyle Bakma / Dertlerimi Senden Aldım, Geçmiyor.
Bir Teselli Ver
Bir teselli ver, bir teselli ver
Yarattığın mecnuna bir teselli ver
Sevenin halinden sevenler anlar
Gel gör şu halimi bir teselli ver
Aramızda başka biri var ise
Tertemiz aşkımı bana geri ver
Ben zaten her açının tiryakisi olmuşum
Ömür boyu bitmeyen derdimle yorulmuşum
Gülemem sevgilim ben sensiz yaşayamam...
Hor Görme Garibi
Nerde boynu bükük, bir garip görsen
Hor görme kim bilir ne derdi vardır
O garip halimde ne sırlar gizli
Onu bu hallere bir koyan vardır
Belki benim gibi sevdiği vardır....
Gönül Fırtınası
Dökülen her yaprak bir ömür gibi
Gidipde dönmeyen güne benziyor
Sen gittin gideli kaç mevsim geçti
Ağaran saçlarım kara benziyor
Sevgilim gönül fırtınası katmış önüne
Sürüklüyor beni meçhul bir yöne..... |