Ana Sayfa  •  Yazarlar  •  Plak Klübü  •  Ziyaretçi Defteri  • Kitaplık  • Linkler  • İletişim

 

 

 

HALK PLAJLARA HÜCUM ETTİ VATANDAŞ DENİZE GİREMİYOR
Ercan İmre

Deniz mevsimi geldi hatta neredeyse geçiyor, toplumda bir plaj ve mayo tartışmasıdır gidiyor. Tüm bu tartışmalar kırk yıl sonra Kadıköy Belediyesi tarafından tekrar açılan Caddebostan plajı nedeniyle başladı. 15 Temmuzda açılan plaj bir anda insanların akınına uğradı. Üç tarafı denizlerle çevrili şu İstanbul şehrinde denize girecek herhangi bir yer olmayınca ilgide büyük oldu. Ama plaja Kadıköylülerden çok çevre ilçe ve mahallelerden gelenler olunca bir anda tartışmalar alevlendi. Plajın açılması için iki yıldır hazırlık yapılıyordu; öncelikle kum getirilip dökülen plaj, İski ölçümlerine göre temiz çıkınca diğer eksiklerde giderilip açılmış oldu. Bunun arkasından yine Kadıköy Belediyesi tarafından yıkılan Piramit alışveriş merkezi yerine tarihi Fenerbahçe Plajı açma hazırlıklarına girişildi. Fakat bu defa plajımız biraz lüks ve girişi de ücretli. Fenerbahçe Beach Club ismi verilen mekan dört bin metre karelik bir alanda, Mısır'dan ithal edilmiş otuz beş adet palmiyesi, Tekirdağ'dan özel olarak getirtilmiş özel kumu, özel güneşlenme kabinleri, minderleri, bambu şezlongları ile İstanbulluların hizmetine girdi. En son plaj haberi ise Menekşe sahilinden geldi. Eski hay-life plajının bulunduğu yerde belediye tarafında hazırlanan plaj, denizin yeterli temizlikte olmamasına karşın uyarılara aldırış etmeden denize giren insanla bir anda doldu taştı.

Bundan yıllar önceye gidersek Osmanlıda öyle denize girme kültürü ve adeti pek yok, denize genellikle balıkçı ve kayıkçı takımının girdiği yer olarak bakılmış. Deniz kayıkla dolaşılan, kenarında gezinilen, kumsalda kabuk topladığımız en fazla biraz ayaklarımızı soktuğumuz yer gözüyle bakılmış. Yüz yılın başından itibaren Deniz hamamı tabir edilen, denizin ortasında tahta kabinelerle çevrili, kadınların ve erkeklerin ayrı ayrı yüzdüğü yerler görüyoruz. Deniz hamamları 30 yılların sonundan itibaren yerlerini yavaş yavaş plajlara bırakmaya başladı. İstanbulluların deniz hamamlarının haremlik selamlık şeklinden çıkıp, kadın erkek hep beraber birlikte denize girdikleri plaj düzenine geçmelerini sağlamasında veya hızlandırmasında bilmiyorum şu anlatacağım anekdotun faydası olmuşmudur.

İstanbul'daki deniz hamamların en ünlülerinden biri Sarıyer Büyükderedeki Beyazpark deniz hamamı ve gazinosuydu. İçki de içilen bu hamamdan rahatsız olan çevredekiler buranın kapatılması için dilekçeler verip şikayet ederler. Bu arada bir rastlantı sonucu bu hamamı ziyarete gelen Atatürk burayı ve denizini çok beğenir, bundan cesaret alan gazino sahibi Tahsin Uzer vasıtasıyla durumu Gaziye aktarır. Konuyu öğrenen Gazi sinirlenerek "Kadın erkek ayrı mı ne oluyor? Deniz hamamında hala haremlik selamlık mı aranıyor" diyerek düşüncesini belirtir. Böylece Beyazpark yıkılmaktan kurtularak ününü arttığı gibi yüzme havuzu, atlama kuleleriyle tesisleri büyür ve gelişir. İstanbul un diğer ünlü plajları; Suadiye plajı, Caddebostan plajı, Büyükada Yörükali plajı, Süreyya plajı, Boğazda Lido, Salacak plajı, Yeşilköy Kapri plajı, Ataköy plajı, Florya büyük plajı, Florya Güneş plajı, Menekşe hay-life plajı. Bu plajlar kadar bu plajlara gidiş öyküleri de bir başka alemdir. Bu haftaki plağımızda bu öykü hicvedilmiş, "Ses ve çizgiler" adını verdiği parodileriyle tanınmış ve toplum tarafından benimsenerek sevilen Celal Şahin tarafından seslendirilmiş. Yazın Sirkeci yönünden gelen trenler Florya ve Menekşe'ye plajlara yolcu taşırlardı. Bu trenlerde çeşit çeşit satıcılar olur trenlerin başlarından başlayarak her istasyonda vagon değiştirerek sattıkları şeyleri bağıra çağıra yolculara anlatırlar, bazen bir vagona giren birden fazla satıcı bir diğerinin işini bitirmesini beklerdi. Bir gün önceden denize gitmek için yapılan hazırlıklar, envai çeşit yiyecekler, aileden çoluk çocukla beraber gidilip büyük bir kabine tutulur ve o gün denizin keyfi çıkartılırdı.


Florya Treni
-Bayanlar baylar, sizi bir dakika rahatsız edeceğim. Almanların son icadı bir harika, on çeşit iğne hem yandan diker. hem dikine....
-Haydi son moda mayolar, morakimi, morakimindi, minkamini mayoları tükeniyor sayıları....
-Susun artık yahu! Bizde ekmek yiyeceğiz.
-Yeni çıkan şarkılar, on şarkı elli kuruş
-Yabancı oldun şimdi...
-Kız kör olası Huriye
-Ne var kız Cevriye
-Floryayı geçtik Huriye
-Ben ne bileyim Cevriye
-Dolma paketi nerede Huriye
-Aklım başında yok Cevriye
-Hanım kızım sen misin Cevriye, kızım paketiniz kucağıma düştü
-Beyin elbisesini kirlettin Cevriye....


Çalan ve Seslendiren:Celal Şahin
Düzenleme:Turgut Dalar
Sahibinin Sesi-AX-3063

 

 

 

 

 

 

 

 


RecordTurk © 2006