Ana Sayfa  •  Yazarlar  •  Plak Klübü  •  Ziyaretçi Defteri  • Kitaplık  • Linkler  • İletişim

 

 

 

HARİKA ÇOCUKLAR SUNA KAN VE İDİL BİRET
Ercan İmre


Bundan tam 57 sene önce 7 Temmuz 1948'de, Suna Kan ve İdil Biret için TBMM'den özel bir kanun çıkarılmıştı. Zamanın Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, klasik müziğe çok meraklı ve aynı zamanda yakından takip eden biri idi. Ankara'da Cumhurbaşkanlığı Senfoni orkestrasının her hafta sonu verdiği hiçbir konseri kaçırmazdı. Orkestranın kemancılarından biri olan Nuri Kan'ın Suna Kan isimli bir kız çocuğu vardı, Kan üstün yeteneğini daha küçük yaşlarında ortaya koymuş ve henüz dokuz yaşında ilk konserini vermişti. 1941 doğumlu olan İdil Biret ise henüz yedi yaşındaydı, ama o daha beş yaşından itibaren harika çocuk unvanını almıştı. Bütün bu olayları yakından takip eden İnönü, zamanın Milli Eğitim Bakanı olan Hasan Ali Yücel'den bu konuda bir yasa tasarısı hazırlamasını istedi. Yasa üzerindeki çalışmalara daha sonra bakan olan Tahsin Banguoğlu devam etti ve son şeklini verdi.

Kanun alt komisyonlarda görüşülüp 7 Temmuz günü Meclis genel kuruluna geldi, ama kabul edilmesi hiç de öyle kolay olmadı. Seyhan milletvekili olan Sina Tekelioğlu söz alarak yasa aleyhine çok ağır bir konuşma yaptı:"...Geçenlerde burada görüşürken Avrupa'ya gönderdiğimiz talebelerin, darlık dolayısıyla tahsisatlarını kesmeyi düşünürken, bu defa yeniden hiç akla hayale gelmeyecek şekilde - kendi payıma ve memleket hesabına söylüyorum - bir harekette bulunuluyor. Fakat bugün bu darlık içinde kıvranan bir hükümet nasıl oluyor da böyle bir teşebbüse geçiyor ve bir çocuk olarak teklif veriyor. Bu teklif bütçe komisyonuna geliyor, çocuk iki oluyor ve hükümet teklifinde isimleri yazılı olmadığı halde burada yazılıyor ve bu iki çocuk, iki de anası babası, oldu dört. Ayda beşer yüz senevi 40 bin lira, bu parayı veriyoruz. Neticesi ne olacak bilmem ki, acaba bu çocukların bugünkü vaziyeti devam edecek midir? Yoksa bir noktada duracak mıdır? Şurada Numune Hastanesinde dört tane insan bir yatakta yatarken beş yaşındaki İdil hanımı Amerika'ya göndereceğiz. Ne öğrenecek Amerika'da? Piyano, ne olacakmış deha imiş efendim, deha imiş. Piyano öğrenecekmiş. Ben açım yahu, bana piyano lazım mı?"

Fakat o zaman meclis de aklı selim milletvekilleri de vardı. Bu ağır konuşmanın arkasından teker teker söz alarak kanunun gerek dünya genelinde ülke tanıtımının gerekse dahi ölçüsünde iki kabiliyetin eğitimini yaparak ülkeye ve dünya sanatına kazandırmanın önemi üzerinde durdular. Bu iki deha çocuk için çıkarılan yasa bu tarihten sekiz yıl sonra 1956'da tüm olağan üstü yetenekli çocukları kapsayacak şekilde genişletildi ve bu sayede yalnızca müzik değil bir çok konuda yetenekli çocukların bu kanunla desteklenmesi sağlandı.

İkisi de nasıl bir deha olduklarını gittikleri Fransa'da kısa sürede herkese kanıtladılar. Kan Paris konservatuarını 1952 yılında birincilikle bitirdi. Biret ise önce yüksek solfej bölümünü arkasında da Paris konservatuarını 1957 birincilikle bitirdi. İkisi de kendilerine bağlanan ümitleri boş çıkarmamışlar, Paris Konservatuarı gibi dünyanın en şekçin okullarından ve en seçme öğrencilerin arasından üstün yeteneklerin ortaya koyarak sıyrılmışlar ve okulları birincilikle bitirmeyi başarmışlardır.

Suna Kan'ın geniş repertuarı arasında özellikle Türk bestecilerinden yapıtlarının özel bir yeri vardır. Kan, 1973 yılında Devlet sanatçısı unvanını aldı, daha sonraları kurucusu da olduğu TRT oda orkestrasının baş kemancılığı yaptı. Türkiye ve dünyanın dört bir tarafında ünlü şefler ve tanınmış orkestralarla konserler resitaller verdi.

1973 yılında devlet sanatçısı unvanını alan İdil Biret olağan üstü tekniği, üstün yorum ve yeteneğinle kendini kanıtlamıştır. Biret özellikle Beethoven, Prokofyev, Rahmaninov ve özellikle de Brahms ve Ravel yorumlarıyla tanınır. 1986 yılında, Beethoven'in dokuz senfonisinin Liszt tarafından yapılan piyano uyarlamalarını, dünyada kayda geçiren ilk piyanist oldu. Kapaklarını gördüğünüz plaklardan Biret'in plağı 1977 yılında Amerika'da yalnızca 5000 kopya basılmış özel bir plak. Suna Kan'ın plağı ise 1983 yılında TRT tarafından Almanya'da özel olarak bastırılmıştır.

 

 

 

 


RecordTurk © 2006