| DÜMBÜLLÜ'NÜN KAVUĞU
Ercan İmre
Ülkemizde
geçtiğimiz hafta o kadar yoğun gündemin arasında bir de kavuk tartışması
vardı. Ferhan Şensoy Hürriyet gazetesine verdiği röportajda; İsmail
Dümbüllü'den Münir Özkul'a intikal eden Özkul'dan da kendisine geçen
geleneksel Türk tiyatrosunu temsil eden kavuğun hâlâ kendisinde
olduğunu ve bu tiyatroyu temsil etmediği için kavuğu Cem Yılmaz'a
vermeyeceğini söyledi. Bu açıklamalardan sonra bir kavuk tartışmasıdır
başladı.
Sporda Kavuk
Diğer önemli olaylara da şöyle bir bakacak olursak: Lütfü Arıboğan
sekiz yıldır Basketbol Federasyonu başkanlığı yapan Turgay Demirel'e
karşı Federasyon başkanlığına adaylığını koydu. Demirel'in devlet'e
vergi borcu bulunduğundan yurt dışına çıkma yasağı bulunuyor. Aslında
bu borç yüzünden Demirel'in kanunen Federasyon başkanlığına aday
olamaması lazım. Bu olaylarla beraber eski basketbol hakemleri de
kendileri delege yapılmadığı için basketbol federasyonu aleyhine
dava açtılar. Seçimi çok rahat Demirel alır diyenlerin aksine Arıboğan
seçimi yalnızca üç oyla farkla kaybetti. Kaybettiği seçimin ertesinde
kendisine Yüzme federasyonu başkanlığını teklif ettiler. Daha yeni
yapılan şeçimi büyük bir çoğunlukla kazanmış olan A. İnkılap Obruk
kendisine duyulan güvensizlik yüzünden istifa etti. Bu defada kendisine
Futbol Federasyonunda görev teklif edildi. Lütfü Arıboğan sonunda
Futbol Federasyonu genel sekreteri oldu.
Siyasette Kavuk
Mustafa Sarıgül siyaset hayatına yetmişli yıllarda CHP gençlik kollarında
başladı. En son seçimlerden önce DSP'den (Demokratik sol parti)
Şişli belediye başkanı seçildi. DSP'nin zayıfladığı istifaların
arka arkaya geldiği bir dönemde istifa etti ve bağımsız kaldı. 2004
belediye seçimleri öncesinde CHP meclis grubunda yapılan büyük bir
katılım töreniyle Baykal'ın bizzat öperek parti rozetini takmasıyla
tekrar CHP'ye katıldı. Seçimlerden bir süre sonra Anadolu miting
ve gezilerine başlayınca hakkındaki yolsuzluk iddialarıyla ilgili
parti disiplin kuruluna verildi. Baykal tarafından geçen kurultayda
seçilen disiplin kurulu altıya karşı dört oyla Sarıgül'ü partide
bıraktı. Bu defa Baykal disiplin kurulunu disipline vererek bilmem
kaçıncı CHP olağanüstü kurultayını ilan ediverdi.
Depardieu'ya Kavuk
Bu arada bütün bu olaylar olurken Ferhan Şensoy'un ayrıldığı eşi
Derya Baykal bir açılama yaparak "Ne kavuğu yahu, kavuk benim evimde
kimselerede vermeye niyetim yok" dedi. Son açıklamada Ferhan Şensoy'la
aynı tiyatroda yıllarca beraber çalıştığı Rasim Öztekin'den geldi:
"Aslında
ben dün akşam Ferhan Şensoy ile konuştum. O en sonunda kararını
vermiş Kavuk'u Gerard Depardieu'ye verecek. Gerard yeni bir oyuna
başlamış ama teksi ezberleyecek fırsatı olmamış. Zamanı yokmuş çünkü.
Ama oyunu o şekilde çıkıp büyük bir bölümünü doğaçlama yaparak oynamış.
Türk tiyatrosunun büyük bir bölümü de doğaçlamadır. Bütün bunlar
da tuluatı çok seven Ferhan'ın çok hoşuna gitti ve kavuğu ona vermeye
karar verdi. E tabii bu olay da Kavuk'un uluslararası bir boyut
kazanmasını sağlayacak."
Aslında yukarıda tüm bu anlattığımız olaylar bize
kesinlikle bir kavuğun yetmeyeceğimi gösteriyor. Belki de toplumumuzda
yaşayan insanların büyük bir kısmı için bir kavuk mutlaka gerekiyor
ve kavuksuz kesinlikle olmuyor. Eh nede olsa bu kavuk meselesi geleneksel
bir şey.
(Köpek havlamaları)
İ. D.: Hay uğursuz hayvan keşke karşımıza çıkmaz
olaydın. İnşallah kendi başını yersin.
Deh çüş (eşek anırmaları)
Adam: Hoşuma gitti şu adamla biraz konuşayım bakim
latifeyi seven bir şahsiyete benziyor.
Adam: Efendim hoş geldiniz sefalar getirdiniz
İ. D.: Efendim hoş bulduk sefa bulduk
Adam: Efendim ben sizi maşuyen bekliyordum
İ.D.: Efendim bende haddim olmayarak maaşımı yiye
yiye geldim
Adam: Anlatamıyorum efendim yani eski sual teşrif
ettiniz
İ.D.: Eşek ile soğan soyarak geldim
Adam: Efendim yolda gelirken dikkatimi çekti hayvanın
ensesine eğilip kulaklarına
bır bır bır bir şeyler söylüyordunuz
İ.D.: İyiki anladınız anlayış kabiliyetiniz gayet
yüksek, ben konuşmayı seven bir insanım sağıma baktım kimse yok
soluma baktım kimse yok efendim bende kiminle konuşayım mecbur oldum
sizden iyi olmasın hayvanla konuşmaya
Adam: Demekti efendim siz hayvanca biliyorsunuz
İ.D.: Efendim hayvanca bilmesen zatıalinizle konuşurmuydum
(Eşek anırmaları)
İ.D.: Buyrun şimdi bana hak vereceksiniz hayvan
bile sizi tanıdı sizinle konuşuyor o bile size cevap veriyor
Adam: Affedersiniz biraz yarenlik edelim siz nereden
teşrif ediyorsunuz
İ.D.: Bendeniz susurlukluyum efendim susurluktan
geliyorum
Adam: Yaa! Susurluğun göbeğindenmisiniz
İ.D.: Hayır yaprağının kenarından
Adam: Hayır efendim susurluk kazasının içindenmisiniz
İ.D.: Hayır efendim dışının kaplamasındanım.........

|