| Kore'de Ne İşiniz Vardı?
Ercan İmre
Ellibeş sene önce 25 Haziran 1950 tarihinde Kore
savaşı başlamıştı. Amerikalıların
"Loss War" (Kayıp savaş) dedikleri ve hiç hatırlamak istemedikleri
bir savaş. Peki bunca yıldan sonra Kore savaşı bizim için ne ifade
ediyor?
İkinci
Dünya Savaşı bittiğinde Kore'deki Japon kuvvetlerinin teslim alınması
gerekiyordu. 38. Paralelin kuzey tarafındaki birlikleri Ruslar,
güney tarafındaki birlikleri Amerikalar teslim alınca Kore devleti
bir daha bir araya gelemeyecek şekilde fiilen ikiye bölünmüş oldu.
Daha sonra yapılan ve dünyanın yeniden paylaşıldığı Yatla ve Postsdam
konferanslarında 38 paralel işi kabul edilmiş oldu. İşte iki Kore
devleti arasındaki tüm sorunların başlangıçı olan ve sonu savaşla
noktalanan olayların başlangıcı bu olmuştur. 1945 yılından 1950
kadar geçen beş yıl içinde yabancı güçlerin Kore'den ayrılması,
ayrı hükümetlerin kurulması, çeşitli sınır analaşmazlıkları ve çatışmalarla
geçti. 25 Haziran günü Kuzey Kore Topçusunun atışlarıyla birlikte
savaş başladı. Birleşmiş Milletler olanüstü toplanarak iki taraftan
da çarpışmaları durdurulmasını istedi. Çarpışmaların şiddetlenerek
devam etmesi üzerine Birleşmiş Milletler üye devletlerden Kore'ye
gönderilmek üzere asker ve yardım istedi. Onbeş devlet bu çağrıya
cevap vererek asker göndereceğini bildirdi. 25 Temmuz 1950'de Türk
Hükümeti TBMM' den onay almadan Birleşmiş Milletler Genel Sekreterliği'ne
Kore'de görev yapmak üzere 4500 kişilik bir kuvveti Birleşmiş Milletler
emrine vermeye hazır olduğu bildirdi. Eylül ayına kadar Kore'ye
gidecek tüm birliklerin eğitim, araç gerek ve diğer eksikleri giderilerek
bir Tugay oluşturuldu. 25 Eylül günü büyük ve heyecanlı bir törenle
Mc Rea isimli Amerikan gemisine ilk kafile bindirildi. 26 Eylül'de
ikinci kafile W. Haan gemisine ve nihayet 29 Eylül günü Private
Johnson gemisine binen üçüncü kafile Kore'ye hareket etti. Beş bin
yediyüzkırkiki kişiden oluşan 1. Türk Tugayı Tuğgeneral Tahsin Yazıcı
komutasında 21 günlük yolculuktan sonra 19 Ekim 1950'de Pusan limanında
karaya çıktı. Türk Tugay'ı Amerikan 9. Kolordusunun ihtiyatı olarak
görev aldı. Türk birlikleri Kasım ayının sonlarına kadar ufak tefek
çatışmalar dışında bir çatışma görmedi. 24 Kasım'da birlikler Kunuriy'e
geldi. Amerikalıların savaşa girmesiyle denge müttefiklerin lehine
bozulmuştu Amerikalılar savaşı kazandık havasındaydılar. Bu arada
Çinliler 300 bin kişilik kuvvetle Mançurya'dan sınırı geçerek Kore'ye
girmişlerdi. Büyük bir baskına uğrayan Amerikan kuvvetlerinin hemen
arkasında ileri hatlarda Türk birliği bulunuyordu. 27 Kasım günü
geri çekilme emri geldiyse de 30 Kasım tarihine kadar yaşana üç
gün yakın dönemdeki Türk askeri tarihini en trajik sayfalarından
birini oluşturur. Hava -10 derece idi, çok az bildikleri dağlık
ve ormanlık bir arazide karşılarında üstün Çin kuvvetlerine karşı
Amerikalılar çekilirken onları korumakla görevli Türk birlikleri
vardı. Tüm Kore savaşları boyunca bir çok çetin savaşlar oldu fakat
hiç biri Kunuri'de yaşananlar gibi olmadı. Bir sene sonra Kore'ye
2. daha sonra 3.Tugay'da gitti. 27 Temmuz 1953'de Kore'de ateşkes
imzalandı ve kuvvetler aşağı yukarı savaşın ilk başladığı sınırlar
olan 38. paralel'e çekildi. Üç yıl süren kanlı çatışmalar ve onca
kayba karşın hiçbir şey değişmemişti. Amerikalıların 40 bin kaybına
karşın Kuzey Korelilerin kaybı 1,5 milyonu buldu, Türk birliklerinin
kaybı ise 1000 civarında olmuştur.
Yıllar sonra uzun uğraşlar sonunda özel izinle
Kuzey Kore'ye girebilen "Atlas" dergisi ekibine eski Koreli askerlerin
söyledikleri hayli düşündürücü: "Biz size en ufak bir düşmanlık
beslemiyorduk, peki neden bize karşı savaştınız. Türk gençlerinin
buraya gelmesine hiç gerek yoktu biz onların düşmanı değildik onlarda
bizim düşmanımız değildi."
Evlat Acısına Dağlandık
Bu haftaki plağımız Kore'yle ilgili yapılmış az
sayıda plaktan birisi. Plakta savaşın dışında başka bir dramda işlenmiş.
Kore savaşında kayıplar kimi zaman öldü diye ailelere bildiriliyordu.
Plağımız bu konuda yaşanmış dramlardan birini anlatıyor.
(Beste-Okuyan: Üstad Malatyalı Fahri Kayahan-Columbia-DCT-39)

Kore'den Dönüş
Şehit düştüğü zannedilen bir Mehmetçiğin Kore'den
dönüşü
Üstad Fahri Kayahan tarafından
Bir emir geldi asker yürüdü
Kore Dağlarını Türkler bürüdü
Dört kitaptan hangisinde görüldü
Baba nasıl kıydın verdin yarimi
Kardeş nasıl kıydın aldın karımı
Baba asker oldum gelmez mi sandın
Her asker olanı dönmez mi sandın
Ölüm haberimi kimlerden aldın
Baba nasıl kıydın verdin yarimi
Kardeş nasıl kıydın aldın karımı
Babası cevap veriyor;
Kara haber geldi bizde inandık
Şubeden albaydan künyeni aldık
Evlat acısına dağlandık yandık
Kör olup ta vermeseydim gelini
Kör olup ta vermeseydim yarini
|