Ana Sayfa  •  Yazarlar  •  Plak Klübü  •  Ziyaretçi Defteri  • Kitaplık  • Linkler  • İletişim

 

 

 

MESUDİYE ZIRHILISI
Ercan İmre

Bu sene 18 Mart Çanakkale Savaşının 90. yıl dönümü. Türk tarihin en önemli savaşlarından olan Çanakkale Savaşları yalnız bizim için değil, Yenizellanda, Avustralya ve İngiltere'nin tarihinde de önemli bir yer işgal ediyor. Bu güne kadar Çanakkale savaşlarıyla ilgili yüzlerce araştırma, kitap, belgesel ve onlarca filim yapıldı. Bu araştırma kitaplarından birisi geçtiğimiz ay yayımlandı. Çanakkale koleksiyoncusu ve araştırmacı Oğuz Otay "Efendi Kaptan Kurtar Bizi" adlı kitabında Mesudiye Zırhlısı'nın hikayesini anlattı. Oğuz Otay yaptığı araştırmalarda başka bir ülkede olsa yer yerinden oynayacak tarihsel gerçekleri ortaya çıkartı.

29 Ekim 1874 günü inşa edildiği İngiltere'de denize indirilen Mesudiye Zırhlısı çeşitli tadilatlar geçirerek kırk yıl boyunca Osmanlı donanmasında görev yaptı. 1914 yılında artık yaşlı ve yorgun bir gemi olan Mesudiye'ye Çanakkale savaşında sabit batarya görevi verildi. Gemi düşman gemilerinin açık hedefi olacağı endişesiyle yapılan tüm itirazlara rağmen 16 Eylül 1914'de Kepez burnu civarında Sarısığlar koyuna demirledi.

Diplomatın Sırrı

Bu arada İngiliz denizaltı filosu Limni adasında üstlenmişti. Burada yapılan toplantılarda ana hedef Çanakkale'yi deniz altından geçmek, Marmara denizine açılarak İstanbul'dan gelecek ikmali kesmek ve istihbarat yapmaktı. Böyle bir görevin üstesinden gelmek için arka arkaya beş ayrı mayın engelini ve boğazdaki Türk bataryalarını geçmek gerekiyordu. Başka bir zorlukta o zaman için denizaltının sık sık yüzeye çıkma zorunluluğu ve ters boğaz akıntılarıydı. Böyle zorlu görevi İngilizler Norman Holbrook komutasındaki B-11 denizaltlısına verdiler. Bütün bu zorlu engelleri geçen B-11 13 Aralık 1914 Pazar günü kısa aralıklarla attığı iki torpille Mesudiye'nin yan yatarak batmasına yol açtı. Mesudiye Zırhlısı'nda 10 subay 25 er şehit oldu. Bütün bu araştırmalar sırasında Oğuz Otay yabancı bir kitapta Mesudiye'nin battığı zaman Amerikalı bir diplomat olan Cornelius Van Engert'in sandalıyla bölgede olduğunu ve denize düşen denizcileri topladığını öğrenir. Öyle ya Aralık ayının soğuk bir Pazar günü daha birkaç hafta önce Çanakkale'ye gelmiş olan Engert orada ne arıyordu. Şu anda tüm evrakı Georgetown Üniversitesindeki kütüphanede olan Engert'in hayatta olan oğluna Oğuz Otay ısrarlı çabaları sonucunda ulaştı ve tüm bu konuları kendisiyle tartıştı. Engert oğlunun ifadesine göre o soğuk aralık günü sandalıyla sabah sporu yapıyormuş. Yoksa geçilmezi çok zor bir sahada denizatlıya yol mu gösteriyordu? Bugünlerde ortaya çıkan başka bir gerçekte diplomat Engert'in bu olay nedeniyle göz altına alındığı fakat hakkında bir delil bulunamadığı için iki gün sonra serbest kaldığıdır. Mesudiye hakkında kitabı için araştırmalar yapan Oğuz Otay şaşırtıcı bir biçimde Mesudiye Zırhlısı'nı batıran Norman Holldrook'un hayatta olan eşine ulaştı. Kendisiyle İngiltere de özel bir görüşme yapan Otay burada başka tarihsel bir gerçekle karşılaştı. Holbrook'un ikinci eşi olan Gundula Holbrook yıllar sonra eşiyle birlikte Mısır'a yaptıkları bir gezide Amerikalı diplomat Engert'le tanıştıkları ve dost olduklarını anlatmasıydı. Bir tarafta Mesudiye Zırhlısı'nı batıran ve üstün kahramanlık nişanı olan Victoria Nişanı'nı bizzat kral 5.George'dan alan B-11 denizaltısının komutanı Norman Holbrook. Diğer taraftan Mesudiye Zırhlısı batmadan yalnızca birkaç hafta önce Çanakkale'ye gelen olay anında orada sandalıyla dolaşan ve geminin batmasından on beş gün sonra bölgeden ayrılan Amerikalı diplomat Cornelius Van Engert. Bu ikilinin yıllar sonra şaşırtıcı biçimde ortaya çıkan dostlukları.

Faydanalınan kaynak: Mesudiye Zırhlısı Osmanlı'nın Son 40 Yılının Tanığı (1874-1914)
Efendi Kaptan Kurtar Bizi! (Oğuz Otay / Denizler Kitapevi)


Çanakkale Şehitlerinin Ninnisi

(Makineli tüfek ve silah sesleri)
Çanakkale'de kanlı cihan oldu
Söyle anneciğim babamız ne oldu?
Yoksa Çanakkale'de şehit mi oldu?
Ninni söyleyimde yetim yavrum uyusun
Uyusunda ninnilerle büyüsün
Ninni..
Babamızdan yetim bıraktı bizi
Ey Allahım öldürme sen annemizi
Yetimler bırakma hepimizi
Ninni söyleyimde yetim yavrum uyusun
Uyusunda ninnilerle büyüsün
Ninni..
(Makineli tüfek ve silah sesleri)

Okuyan: Adanalı Cahit Seyhanlı
Ergaz Plak: Mİ-104


 

 

 

 


RecordTurk © 2006