Ana Sayfa  •  Yazarlar  •  Plak Klübü  •  Ziyaretçi Defteri  • Kitaplık  • Linkler  • İletişim

 

 

 

NESRİN TOPKAPI İLE YILBAŞI
Ercan İmre

Her sene olduğu gibi yeni umutlar ve beklentilerle 2005'e girdik. Osmanlı'da yılbaşı 1 Mart'a denk geliyordu. Ülkemizde yılbaşlarının kutlamalarının 1 Ocak tarihiyle birlikte kutlanması geleneği miladi takvimin kabul edildiği 1926 yılına rastlıyor. 1935'te ise çıkarılan bir yasa ile 31 Aralık öğleden sonrası ve 1 Ocak resmi tatil oldu. Bu sene yeni yıl kutlamaları, tüm dünyada Güney Asyada yaşanan deprem felaketi nedeniyle sönük geçti. Son yıllarda ülkemizde özellikle büyük kentlerde, artık bir gelenek haline gelen sokak kutlamaları iptal edilse de yine insanlar sokaklarda ve alanlarda gönüllerince yılbaşını karşıladı.

Yılbaşı Eğlencesi Televizyon

30'lu ve 40'lı yıllar boyunca yılbaşı eğlencesinin vazgeçilmezleri, radyo programları, tayyare piyangosu ve tombalaydı. 70'lerde ise siyah beyaz da olsa televizyon evlerimizin tartışılmaz yılbaşı eğlenceliği olarak baş köşedeydi artık.

Televizyonda yılbaşıyla ilgili yapılan bir sokak röportajında yaşlıca bir amca sunucunun yılbaşını nerede geçireceksiniz sorusuna "Divanda yer ayırttım ama Koç'un Divan'ında değil, bizim evdeki divanda" diye cevap veriyordu. Aslında sokak kutlamaları, beş yıldızlı otellerde eğlenceler ve bin bir türlü alternatife rağmen Türk insanının yılbaşı kutlama anlayışı evde ailesiyle televizyon seyrederek olmuştur. Geçen bunca seneye rağmen bu anlayışın değişmediğini görüyoruz, insanların en büyük eğlencesi yine televizyon.

70'li yılların özellikle ikinci yarısından itibaren yılbaşına bir ay kala Türkiye'nin gündeminde iki konu vardı: Milli Piyango'nun yılbaşı ikramiyesi ve televizyona dansöz çıkıp çıkmayacağı. TRT'nin o yıllarda yılbaşı gecelerinde değişmez sanatçısı Zeki Müren saatler tam on ikiyi bir geçtiğinde evlerimize konuk olurdu. Arabesk televizyonlarda yasak, ama yılbaşı gecesi Orhan Gencebay ağabeyimize serbest.

Topkapı Efsanesi

Bir üçüncü kişi var ki Türkiye onu yıllarca bekledi: Nesrin Topkapı. Onca oryantal dansçı içinde kimse onun gibi efsane olamadı. Oniki Eylül darbesinin yapıldığı 1980 senesinde, hiçbir şeye izin verilmediği o baskıcı ve boğucu ortamda, emir komuta zinciri altında Nesrin Topkapı'ya ekrana çıkma izni verildi. Oryantal dansa göre gayet edepli bir kıyafet giydirilmiş Topkapı'nın gösterisi sadece üç dakika sürdü ama tüm o kıvrak dans dans gösterisi Topkapı'yı efsane etmeye yetti. Tam üç yılbaşı arka arkaya ekranımızı şenlendirdi. Günümüzde Nesrin Topkapı onsekiz yıl dansa ara verse de ismi hiç unutulmadı. Oryantal dansın divası kabul edildi, aşırıya kaçan hiçbir kıyafetle sahneye çıkmadı ve adı hiçbir kötü olayla anılmadı. O, Türk insanının gönlünde daima bir numara oldu. Bugün gözlerden uzak sakin bir yaşam süren elli beş yaşındaki Nesrin Topkapı, Bilgi Üniversitesi'nde haftada iki oryantal dersleri vermekte.

Bugün televizyonlarda neredeyse yirmi dört saat oryantal gösterisi var geçmiş onca yılın hıncını çıkartırcasına. Sabah, öğleden sonra kadın programlarında bir fasıl akşam başka fasıl. Artık gözlerimizi göbek dansıyla açıyor göbek dansıyla kapatıyoruz. Nesrin Topkapı'nın bugüne kadar çok az kişinin bildiği bir özelliği de Türk Sanat Müziği formunda şarkılar söylemesi. Bununla ilgil i70'li yılların sonunda iki de plak yapmış. Oryantal dansın dışında ses sanatkarlığı konusunda da hayli başaralı olmuş.

 

 

Çalma sakın kapımı / Bir aşkın bin çilesi (Coşkun Plak-1401)
Felek Kırmış kolumu / Yanlışlıklar içinde (Coşkun Plak-1402)

 

 

 

 


RecordTurk © 2006