| DİLİMLENMİŞ PORTAKAL
Ercan İmre
Bundan tam otuz iki sene önce 20 Ekim 1973 günü
Avustralya Sydney'de ünlü Opera binası açılmıştı. Binanın mimari
görüntüsünden ötürü Avustralyalılar yapıya dilimlenmiş portakal
ismini vermişti. Ancak binanın mimarı olan Danimarkalı Joern Utzon
yelkenleri şişirilmiş tekne tanımının daha uygun olacağını söylüyordu.
Sydney limanın girişinde bir kültür ve sanat merkezi olarak kullanılan
bina yapıldığı ilk günden beri kentin simgesi olmuş ve ilginç mimari
tasarımıyla tüm dünyanın ilgisini üzerine çekmiştir.
Binanın
yapılış öyküsü ise romanlara konu olacak kadar ilginçtir. Her şey
1946 yılında Sydney Senfoni Orkestrasının başına Sidonie Goossens
geçmesiyle başlar. Aslen bir İngiliz arp sanatçısı olan Goossens
şehirdeki konser salonunun yetersiz olduğu, daha büyük ve akustik
özellikler taşıyan iyi bir salonun şehri uluslar arası alanda tanıtacağı
gibi Sydney'in bir kültür şehri olacağını fikrini şiddetle savunur.
1954 yılında Sydney körfezinde Bennelong Point bölgesi yer olarak
seçilir ve uluslararası bir yarışma açılır. İki yüz yirmi üç proje
yarışmaya katılır, birinciliği Joern Utzon kazanır. Aslında bu birincilikte
biraz karışıktır, yarışma jürisindeki Eero Saarinen uçağı rötar
yaptığı için çalışmalara geç kalmıştır, geldiğinde jüri iki yüz
yirmi iki eseri değerlendirmiş geriye sadece on eser kalmıştır,
fakat bu eserlerden hiç biri Eero Saarinen' tatmin etmez ve elenen
eserlerin içinden Utzon'un projesini birinci olarak seçtirir. Mimari
projenin uygulama zorluklarına, yapılan onca eleştiri ve proje üzerinde
düzeltme isteklerine karşın 1956 yılında çalışmalar başladı. Mimar
Utzon uzun yıllar bu değişik ve bir o kadar da zor olan mimari projeyi
hayata geçirmek için uğraştı. İnşaatın uzun sürmesi bütçenin aşılması
hatta hükümetlerin değişmesi, inşaatın başladığı zamana göre bir
çok ekonomik ve sosyal değişimin yaşanması sonucunda Utzon projeyi
tamamlamadan Sydney'i terk etti. Peter Hall başkanlığında bir grup
mimar ana fikre sadık kalarak binayı tamamlamak için çalışmalara
tekrar başladı. Bina1973 yılında hizmete açıldığında bile tam olarak
bitmemişti. Bu mimarı şaheser ancak 1988 yılında bütün eksikleri
giderilmiş ve çevre düzenlemesi yapılmış haliyle tam anlamıyla bitirilebildi.
Yedi milyon dolara mal olması planlanan yapı tam 120 milyon dolara
mal olmuştur. Fakat son halini aldığı 1988 yılına kadarda 500 milyon
dolar gelir getirmiştir. Opera binası bugün tüm dünyada Avustralya
denilince hatırlanan ve bilinen belki de tek yapıdır, girmediği
kart postal resim yok gibidir. Neredeyse sonsuz kez fotoğrafı çekilip
resm edilmiştir.
Şu
biz çılgın Türkler Avustralya'ya kadar gidip de gurbet açısı çekmemek
olmaz, hele bu gurbet acısını çekip Avustralya türküsü söylenmez
mi "Şu Sydney" diye başlayarak. İşte bu haftaki plağımız
bizleri böyle şaşırtıcı ve sarsıcı bir plak. Avustralya türküsünü
Orhan Gazi bestelemiş aynı zamanda saz çalıp okuyor. Sydney'in simgesi
Opera binası ve Harbour Bridge önündeki fotoğrafı ise plağın arka
tarafından öğrendiğimize göre Necdet Çimenli çekmiş, Haberola Records
ise yayınlamış.
Avustralya Türküsü
Şu Sydney'e düşeli ben, çile çektim gülemedim
Kara yazmışlar yazımı, çok uğraştım silemedim
Alnımdaki yazıları kader deyip çekeceğim
Söyle bana kadir mevlam,ben ne zaman güleceğim
Gurbet elin dağlarını, bilmem nasıl aşacağım
Sıladaki yavrulara ne zaman kavuşacağım
Gözlerimden akan yaşı, ıstırapla sileceğim
Korkuyorum kaderimden şu Sydney'de öleceğim
|