| Rize Çaylıklarında Oy Dolaşalım
Biz Bize
Ercan İmre
Şöyle ince belli bardaklarda tavşan kanı bir bardak
çayı kim sevmez. Günümüzde nerdeyse yirmidört saatimizi çay içerek
geçiriyoruz. Sabah gözümüzü açınca doğru ocağın üstüne çaydanlığı
koyduğumuz çay; sabah iki elimiz kanda iki üç bardak mutlaka, öğleye
doğru, yemek üstüne, ikindi çayı, akşam çayı, akşam yemekten sonra
televizyon karşısında içiyoruz. Misafirliğe gittiğimizde mutlaka,
iş yerine misafirimiz geldiğinde kaçınılmaz olarak içtiğimiz çay.
Bir de yaşadığımız şu güzel İstanbul da gittiğimizde adı çayla beraber
anılan öyle güzel yerler var ki. Emirgan da çınar altında, pembe
erguvanları seyrederken Boğaz da, Çamlıca tepesinde, Salacakta İstanbul'a
karşı, Beyazıt çınar altında, Eyüp Piyer loti'de Haliç'i seyrederken...
2004 yılında Türkiye'de kişi başına düşen çay
tüketimi 2.700 gr olarak gerçekleşti. Bu rakamlar bize dünyada en
fazla çay tüketilen beşinci ülke olduğumuzu gösteriyor.
Türkiye'de çay yetiştirmesi için ilk çalışmalar 1888 yıllarında
Japonya'dan getirilen tohumlarla Bursa'da yapıldı. Ancak iklim koşullarının
uygun olmaması yüzünden başarılı olamadı. 1917 yılında Halkalı Ziraat
Mektebi-i Alisi müderrislerinden Ali Rıza Erten tarafından Doğu
Karadeniz Bölgesi ve Kafkasya'ya yapılan gezi ve çalışmalarda, Batum
ve çevresinde çayın yetiştirilebileceğini gösterdi. Bu çalışmalar
sonucunda Rize ve Artvin ve çevre illerinde de çay tarımına başlanmıştır.
Bütün bu çalışmalar yıllar sonra 1938 de 138 kg. yaş çay olarak
meyvesini verebildi ve arkasından çıkan kanunlarla Türk çaycılığı
gelişerek tüm dünyada adından söz ettirmeyi başardı.
Şenlikler Kenti
Türkiye de Çayın başkenti olarak kabul ettiğimiz
Rize'de her Haziran ayının ilk haftası
"Rize Çay ve Turizm Festivali" olarak kutlanıyor. Rize'de sadece
Çay festivali yapılmıyor. Rize'de tüm yaz ayları boyunca üç ay içinde
toplam on beş festival ve şenlik yapılıyor. Bu belkide bu bir dünya
rekoru. Bu şenliklerden bazıları şunlar: "Çamlıhemşin, Ayder, Kültür
ve Turizm Şenlikleri", "Rize Dağcılık ve Turizm Şenliği", "İyidere
Deniz Şenlikleri", "Kaçkar-Altıparmak Yayla Şenliği", "Çağrankaya
Yayla Festivali", "Çayeli Kültür ve Sanat Festivali", "Ardeşen Atmaca
53 Festivali", "Hemşin Festivali", "Fındık Festivali", "Kuspa ve
Palovit Yayla Şenlikleri"...
Bu festivallerin içinde en dikkat çekici olanları
Yayla şenlikleri. Son yıllarda ülkemiz turizm açısından çok önemli
olan yayla turizm, açısından en zengin bölge Rize.
Atmaca ise bölge için çok önemli. Bölgede yaşayan bir çok insan
için doğayla baş başa olup vakit geçirdikleri bir spor ve hobi unsuru
olmuş durumda.
Her şeyin ve konunun plağı oldur da Çay ve Rize'yle
ilgili plak olmaz mı?
(Okuyan, Söz ve Müzik: İsmet Avcı Ödemiş Plak:H.Ö-247)

Şirindir Rize Çayı
Ha bu Rize'nin çayı neşe getirir bize
Ha bu Rize'nin çayı oy neşe getirir bize
Mayıs ayı gelince oy şirin kokayı Rize
Rize çaylıklarını toplar ise kadınlar
Bağ ve bahçelerinde olur cilveli kızlar
Rize'nin doyulur mu Çayeli kazasına
İlk sevdalıklar başlar oy yeşil çaylıklarında
Pazarın karşısızda gezerim çarşısında
Sevdalığa başladım oy yeşil çay bahçesinde
Pazar, Ardeşen, Rize gel çıkalım kız bize
Rize çaylıklarında oy dolaşalım biz bize
Oynayalım ay kız ha bu çay bahçesinde
Bizim sevdalığımız değer dünya malına...
|