| VER KARDEŞİM VER
Ercan İmre
Ülkemizde Mart'ın son haftası vergi haftası olarak
kutlanıyor. Artık geleneksel hale gelen kutlamaların bu yıl 16.sı
yapıldı. Hafta boyunca, görevlendirilen Vergi Dairesi Müdürlüklerince
ilk öğretim okullarında verginin önemi ve vergi bilincinin yerleştirilmesine
yönelik toplantılar düzenlendi. Bununla birlikte bu sene vergi haftası
kapsamında inanılmaz etkinlikler yapıldı, dia gösterileri, resim
ve fotoğraf sergileri, Türk Halk Müziği konserleri, halk oyunları,
gitar resitalleri, tiyatro gösterileri. Neredeyse özel günlerde
dahi yapılmayan etkinliklerin amacı, vergi gibi kılçıklı bir konuya
insanımızın biraz olsun ilgi duymasını sağlamaktı herhalde. Etkinlikler
1.Türkiye ligi karşılaşmalarına kadar uzandı, maçlarda takımlar
sahaya "Vergimizi verelim yarınlarımızı görelim pankartıyla çıktı.
Etkinlikler kapsamında yapılan konuşmalarda ana konu her zaman olduğu
gibi "vergi bilincini oluşturmak ve vergiyi tüm kesimlere yaymak"
oldu.
Her Gün Vergi Günü
Aynı zamanda yıllardır bitmeyen bir tartışma sürüp
gitti; vergi oranlarını düşürerek vergiyi geniş kesimlere yayarak
vergi toplamak mı, yoksa önüne gelen her şeye vergi koyarak yakaladığı
herkesden vergi almak mı? Özellikle büyük kentlerde yaşayanlar için
vergi tam bir kabus. Bir ara İstanbul başta olmak üzere büyük kentlerde
yaşayanlar için özel vergi bile düşünülmüştü. Bugün artık herkesin
elinin altında bulunan ajandaların arka sayfalarında "Vergi ve mali
yükümlülükler takvimi" adı altında bir cetvel var. Bu cetvele göre
nerdeyse yılın oniki ayı üçyüz altmış beş gün vergi veriyoruz. Ödediğimiz
vergilerin bazıları şöyle: motorlu taşılar vergisi, geçici vergi,
çevre temizlik vergisi, emlak vergisi, kurumlar vergisi, muhtasar
beyannamesi, katma değer vergisi beyannamesi, damga vergisi, veraset
ve intikal vergisi, yıllık gelir vergisi... Tüm bu ödediğimiz vergilerinde
birinci, ikinci ve üçüncü taksitlerini'de eklersek tüm hayatımız
vergi dairelerinde geçiyor.
Bu haftaki plağımızda rahmetli Öztürk Serengil
"Ritm 68 Orkestrası" eşliğinde kendi ayağıyla vergi dairesine giden
ve yakalanan bir vatandaşın ağzından bizlere sesleniyor. 70'li yılların
başlarında çıkan bu plakta Öztürk ağabeyimiz yazdığı sözlerle konuyu
ne güzel özetlemiş ve bizlere anlatmış. Üzerinden geçen otuz seneye
rağmen şarkımız sanki bugün yazılmış gibi taze kalmış ve güncelliğini
koruyor. Ve ne yazık ki toplum olarak bizler yıllardır aynı sorunları
tartışıp duruyoruz.
İŞTE
VERGİ İSTE MALİYE
Maliyeye uğradım,
Sordum vergim ne diye
Nasıl haberin almışsa,
Müdür, uzman hep orda
Dediler ki niye geldin?
Vergi mi vermek istersin
Cüzdanın kafi gelmez,
Hele kalsın ceketin
İşte hesap işte vergi
Ya verirsin ya şişersin
Elimizden zor tüyersin
Yoktur Öztürk bizde insaf
İşte hodri işte meydan
Ulan hıyar ne gelirsin
Vermez isen sen bilirsin
Elimizden zor tüyersin
O gidiş oldu sonum,
Yırtıldı pantolonum
Şu hazin hale düştüm,
Ayağımda yok donum
İki milyon, milyon vergi kaçıranlara ne dersin
Yeni vergiler çıksında biraz rahat edersin
İşte vicdan işte cüzdan
Vergi versem inek dersin
Vermeyince kovalarsın,
Yakalayıp şey edersin
(Sayan Plak-YS-5009)
|