| YAYGARA '70
Ercan İmre
Operetler Türkiye'de altın çağını 30'lu yıllarda
yaşadı. Sözlerini Ekrem Reşit Rey müziklerini Cemal Reşit Rey'in
yazdığı "Lüküs Hayat", "Deli Dolu", "Saz Caz", "Hava Cıva"
dönemin en ünlü operetlerindendi. Aslında Rey kardeşler dünyada
tanınmış birçok ikili ünlü besteci gibi, birbirlerini çok iyi tamamlamışlardır.
Bu uyumlu birliktelik 1940'lı yıllara kadar devam etti. Bu tarihten
30 yıl sonraya kadar ağabeyi Ekrem Reşit Rey'in sözlerini yazmadığı
hiçbir şeyi bestelemedi.
Haldun
Dormen ve Erol Günaydın Türklere uyarlanmış bir Romeo Jüliyet müzikali
tasarlarlar. Erol Günaydın metni yazmaya başlar; konu Günaydın'ın
çocukluğunu geçirdiği Beşiktaş Tuz Baba mahallesinde geçer. Biri
muhafazakar Bozkara ailesi diğeri modern Özkara ailesinden, birbirlerini
seven iki gencin hikayesidir. Oyunun içinde bir de koro olacaktır.
Oyunda gecen konuları bu koro seslendirecektir. Konu ana hatları
ile tamamlanır. İş müziklere gelince ilk akla gelen isim Cemal Reşit
Rey olur. Onca yıl sonra nasıl ikna edilecektir. Haldun Dormen yanına
da Faruk Yener'i alarak Rey'i ziyarete gider. Ummadıkları bir şekilde
heyecanla karşılanırlar. Cemal Reşit yıllar sonra kardeşinin dışında
bir başkasını, Erol Günaydın'ı Libretto yazarı olarak kabul eder
ve birlikte çalışmaya başlarlar. Çalışmalar ilerledikçe Cemal Reşit
Erol Günaydın'ı adeta Ekrem Reşit'in yerine koyar.B urada Erol Günaydın
da kendisinin Ekrem Reşit Rey ile karşılaştırılmasından korkmaktadır.
İlk şarkısı "Alaybeyi'nin sözlerini yazıp götürdüğünde Cemal Bey
kendisini iki yanağından öpünce dünyalar onun olur. Bu arada müzikalin
adı "Yaygara 70 " olarak kararlaştırılır, ama Cemal Bey Operet demekte
ısrar ediyordu.
Kapalı Gişe Operet
Ağabeyi Ekrem Bey'den sonra bir daha operetler
ile ilgilenmeyen Cemal Bey "Yaygara 70" ile ilgili bir röportajda
şunları söyler: "37 yılık uzun bir ara operetler şehir
tiyatrosu repertuarından çıkarılmamış olsaydı bu sanat kimbilir
ne kadar gelişecekti. Halk müzikli oyunları istiyor, aradan iki
kuşak geçtiği halde bugün çocuklar hala "Lüküs Hayat"dan parçalar
söylüyor."
"Yaygara
70" o zaman için büyük bir para olan 100.000 liraya mal olmuş,
metin beste ve provalar ile 6 ayda hazırlanmıştır. Oyunun provaları
son derece coşkulu geçer, herkes büyük bir keyif ve coşku ile oyuna
hazırlanmaktadır. Temsilden birkaç gün önce oyun Galata Kulesinde
basına bir kokteyl verilerek tanıtılır. Böylece, 1970 yılının Ekim
ayında oyun Beyoğlu Dormen Tiyatrosunda sahnelenmeye başlanır. Kapalı
gişe oynanan "Yaygara 70" büyük bir basarı kazanır, oyunun finalinde
seyircinin ısrarlı alkışları sonunda "Sokağımız Alaybeyi" şarkısı
hep birlikte tekrar tekrar söylenir. Gala gecesindeki oyunun sonunda,
Cemal Reşit sahneden seyirciyi selamlarken 30'lu yılların operetlerindeki
açılış gecesi sarhoşluğu içindedir. Oyun 2 yıl boyunca kapalı gişe
oynar.
Oyunda yer alan sanatçılar daha sonraki yıllarda
hepimizin yakından tanıyacağı isimlerden oluşmaktaydı. Hadi Çaman,
Alpay İzer, Cahit Irgat, Göksel Kortay, Kerem Yılmazer, Muazzez
Kurdoğlu, Güzin Özipek. Ayrıca oyundaki büyük orkestrayı ünlü müzisyen
Durul Gence yönetmiştir.
Bu oyunda yer alan şarkılardan iki de plak yapıldı.
Birinci plak Alay Bey Şarkısı-Özkara Bozkara Kavgası. (EKO PLAK
701)
İkinci plak Dünya Varmış Oh Dünyada -Ay Geline Bak Geline (EKO PLAK
702)
ALAY BEY ŞARKISI
Sokağımız Alaybeyi bilmezsiniz bu köşeyi
İstanbulun içindeyiz ama ama ama başka biçimdeyiz
Neler buldu neler neler bile bile hep hamleler
Boş bu sözler boş ümitler kimse bilmez içimizi
Kırk yılda bir halimizi ya görürler ya görmezler
Yaşıyoruz bakın diye suyumuzda salimliye
Ekmeğimiz veresiye ne söylesek azdır size
Gidiyoruz ekseriye ah vah diye ah vah diye
Sabah olur açılır gün bir horozun bed sesinde
Unutulur her geçen gün milletimiz dert peşinde
Bir derdi bu kimin derdi asıl derdi çok mu derdi
Açtık size bu perdeyi seyrediniz arbedeyi
|